2/8/2007


Kimyasal anlamda enerji depolayan ve gerektiğinde bu kimyasal enerjiyi
elektrik enerjisine çeviren cihazlara Akü denir.

Aküler yapı olarak birbirine benzerlik göstermelerinin yanı sıra bir grup
elektro kimyasal hücreden oluşmaktadırlar. Bu hücrelerin her birinde bir
pozitif, bir negatif elektrot ve bir ayıraç mevcuttur.

Akü Deşarj edilirken iki elektrotun içinde bulunan farklı materyaller
arasında elektro kimyasal bir değişim meydana gelir. Çok basit anlamda,
negatif elektrottaki madde oksijenle tepkimeye girerek elektronlarını
serbest bırakır, yani daha negatif bir konuma gelir. (Anot reaksiyonu). Aynı
zamanda pozitif elektrottaki madde azalır ve elektrot daha da pozitifleşir
(Katot reaksiyonu) Elektronlar pozitif ve negatif kutupları birleştiren bir
dış devre aracılığıyla elektrotlar arasında dolaşır. Elektronlar pozitif ve
negatif elektrotlar arasında hareket ederken farlar, marş motoru gibi bir
dış devreyi de faaliyete geçirir. Enerjiyi depolamak için farklı materyaller
kullanılabilir ve aküler genellikle o akünün yapısında aktif olarak
kullanılan nikel/kadmiyum – nikel/demir – lityum/demir gibi materyalle
tanımlanırlar. Diğer akülerse elektrotlarda bulunan diğer tıp materyallerle
ve kullanılan elektrolit tipine göre adlandırılırlar. En yaygın olanları
kurşun asit aküleridir.Kullanılan aktif materyal, hücrelerin voltajını
belirler ve hücrelerin sayısı da akünün toplam voltajını belirler. Bir
kurşun asit akünün 2 V. civarında nominal voltajı vardır. Bir çok araba
aküsü bu tip 6 hücreden oluşmaktadır. Bu yüzden 12 V. lik bir voltaja
sahiptirler. Geleneksel açık aküler elektrolit ile doldurulabilir.Bakım
gerektirmeyen aküler doldurulamaz Yeniden bileşim aküleri doldurma
gerektirmez, çünkü aküde bulunan hidrojen ve oksijen gazları birleşerek suya
dönüşürler.

Su seviyesi hiç bir zaman plaka seviyesinin altına düşmemelidir.

Yaz aylarında su daha sık azalacağından kontrolleri sıklaştırmakta fayda
vardır.

Akü kısa devreden korunmalı, üzerlerinde metal bir şey unutulmamalı.

Ani sıcaklık, soğuk ve ateş tehlikelidir. Patlama olabilir.

Sarsıntılardan etkilenmemeli, sabitlenme yapılmalı.

Akü gözlerindeki tapaların havalandırma delikleri açık olmalı.

Kutup başları, oksitten korunmaları için gres veya vazelin ile
kaplanmalıdır.

Yağ ve yakıtın bulaşmamasına dikkat edilmeli.

Akü bağlanırken önce pozitif (+), sonra negatif (-) ucu takılır. Sökerken
ise bu işlemin tersi yapılmalıdır.

Su ilave edilirken akü üzerinde bulunan seviyelere dikkat ediniz.

Dolu (asidi veya suyu olan) aküyü şarjsız bırakmamaya özen gösteriniz.

Şarj olurken çıkardığı gazlar insan sağlığı için tehlikelidir.

Ambalajında kullanıma hazır halde bir akü satın aldığınızda akünün uzunca
bir zamandan beri yattığını düşünüp akünüzün amperinin en fazla % 10’uyla
şarj etmeniz faydalı olacaktır. Eğer asidi konmamış bir akü satın
almışsanız, akü yeni yani sıfırsa ilk defaya mahsus sadece özgül ağırlığı
1.285 olan saf sülfürik asit konur. Plakaların üzerini 10-15 mm geçinceye
kadar asit doldurulduktan sonra akü en az iki saat dinlendirilir, bu süre
akünüzün ömrünü arttıracaktır. Bu işlemden sonra bir kaç günde bir akü
gözleri açılarak su (elektrolit) seviyesi kontrol edilmeli seviye düşmüşse
sadece saf su ilave edilmelidir. artık bundan sonra asit konmaz.

Soğuk havalarda akülere neler olduğu konusunda bir çok yanlış kanı
mevcuttur. İnsanlar genellikle aküler düşük ısılarda, soğuk havalarda
kapasitelerini kaybetmezler diye düşünürler. Ama bu genellikle yanlıştır,
kaybederler. Hem de enerji sağlama yetenekleri azalır. Derece düştükçe
aküdeki kimyasal reaksiyon yavaşlar. -10C°' den sonra her derece ısı
düşüşünde kimyasal reaksiyon süresi ikiye katlanır. Bu yağın soğuk havadaki
özelliğiyle kıyaslanabilir. Derece düştükçe yağ akışkanlığını gittikçe
yitirir. Kimyasal terminolojide kurşun plakaların içinde durduğu asit ,
kurşun plakalara doğru kurşun sülfat olmak için içindeki sülfiri harekete
geçirir ve bu hareket tekrarlanır, işte belirtilen bu hareket soğuk
havalarda oldukça yavaşlar. Soğuk havada rezistans yükseldiğinden, aküden
alınan akımın voltajı düşer. Akünün gücü ısı ile temas halinde olduğu zaman
azalır (aküler fonksiyonlarını en iyi + 10C° ile +30C° arasında gösterirler)
Akünün gücünde aşırı ısıdan dolayı meydana gelen azalma, aküyü soğuk havada
kullanmadan anlaşılmaz. Bunun sebebi akünün yüksek ısıda kullanıldığında
ortaya çıkan aşınmadır. SORUN, kimyasal reaksiyonun yüksek derecelerde daha
hızlanmasıdır. Akü daha çabuk enerji üretir, bu da elektrotlardaki aşınmanın
artması demektir. Buna ilaveten gaz oranı yükselir. Su buharlaşır ve
aşınmayı daha da hızlandıran asit daha çok yoğunlaşır. Isı sorunu, sadece
aracın sıcak iklimde kullanılmasında ortaya çıkmaz. Eğer akü bir ısı
kaynağının yanına veya sıcak bir bölüme konulursa akünün ömrü belirgin bir
şekilde kısalır. Bu sebepten ötürü, akü sıcak bir ortamda kullanılacağı
zaman ısıdan korumak için levhalar kullanılır.Bir kurşun asit aküsü dışardan
bir güç kaynağıyla şarj edildiğinde deşarj süresi oluştuğu gibi, elektrotlar
zıt yöne giderler. Bunun oluşması için dış güç kaynağının aküden daha çok
enerji üretmesi gerekmektedir. Her kurşun asit ünitesi takriben 2V üretir.
Bu da şarjın amacına göre 10V' luk bir araba aküsü için her üniteye 2.2-2.4
V ya da toplam 13.2-14.4 V verilmesi anlamına gelir. Bir marş aküsü
genellikle aracın kendi jeneratörü tarafında şarj edilir. Fakat hepimizin de
bildiği gibi akü herhangi bir nedenle boşalmış olabilir. Yani bir akünün
doldurma cihazına ihtiyaç duyduğu an gelmiştir.Aküyü şarj etmek için
güvenilir bir şarj cihazı gereklidir ve bu cihaz mutlaka voltaj regülatorü
olmalıdır. Bizim genelde uyguladığımızın tersine şarj süreci oldukça
karmaşıktır. Bununla birlikte biz sadece aküyü şarj ederken çıkabilecek
pratik sorunlarla ilgileniyoruz. Güvenlik açısından kimse piyasada bulunan
basit destekleme şarj cihazlarını kullanmamaktadır.

Aşırı yükleme akünün belirtilen noktanın üzerinde şarj edilmesi ile ortaya
çıkan yaygın bir hatadır. Geleneksel akülerde aşırı yükleme hidrojen ve
oksijenin birikmesine ve uçup gitmesine sebep olur. Bu gazlar patlayıcı oksi-hidrojen
karışımı halini alırlar. Bu yüzden bu işlem daima iyi havalandırılmış
yerlerde yapılmalıdır. Aküde gaz oluşurken, dereceyi düşüren ve yoğunluğu
arttıran elektrolitten su buharlaşır. Açıkta kalan elektrotlar hasar vermeye
meyillidir. Aşırı yüklemede meydana gelen su kaybını tamamlamak için akülere
arıtılmış su konulur. Aşırı yüklemeden meydana gelen bu etki genellikle
gözle görülmez ve akünün ömrünün kısalması ile sonuçlanır.
Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki -
Sonraki »