27/8/2007

Piyasalardaki dalgalanma, yatırımcıları yeni arayışa yöneltti. Dolardan kaçış hızlandı.
Uluslararası
piyasalarda yaşanan dalgalanmanın durulma belirtileri göstermesi ile
birlikte yatırımcılar yine riskli sulara yönelmeye başladı.
Güvenli
liman olarak bilinen dolardan çıkış hızlanırken, özellikle gelişmekte
olan ülkeler yüksek kazanç arayan yatırımcının adresi oldu.
Yaşanan
dalgalanmada ilk olarak gelişmekte olan ülkeleri terkederek paralarını
dolara çeviren yatırımcıları risk alma iştahı yeniden kabardı.
Geçtiğimiz hafta neredeyse tüm ülke para birimleri dolar karşısında son
ayların, hatta yılların en büyük artışlarını gerçekleştirdi.
Yatırımcılar dolardan nasıl kaçtı?
Dünyanın
en büyük yatırım bankalarından olan Goldman Sachs'dan iddialı bir yorum
geldi. ABD ekonomisindeki büyümenin yavaşlayacağını ve FED'in
faizlerini indireceğini belirten Goldman Sachs, euronun dolar
karşısında yeni rekorlar kıracağını öngördü.
Müşterilerine bir
araştırma notu gönderen kuruluş, şu sıralar 1.36 seviyelerinde olan
euro/dolar paritesinin önümüzdeki altı ay içerisinde 1.43'e ulaşacağını
tahmin etti. Euro dolar karşısında şimdiye kadar en yüksek 1.3852
seviyesini görmüştü.
Goldman Sachs, bu iddialı tahminine son
dönemde yaşanan dalgalanmaları dayanak gösterdi. Mortgage sektöründeki
sıkıntıların FED'in üzerindeki faiz indirme baskısını artırdığını yazan
kuruluş, indirimin neredeyse kesin hale geldiğini vurguladı.
Piyasadaki
riskler arttıkça finansal durumun da sıkılaştığını belirten Goldman
Sachs analistlerinden Jens Nordvig, faiz indiriminin doların değerini
düşüreceğini savundu. Goldman Sachs'a göre FED yıl sonuna kadar
faizleri 0.75 puan indirerek yüzde 4.5'e çekecek.
Goldman
ayını zamanda doların Yen karşısında da değer kaybedeceğini ve
paritenin mevcut 116'lı seviyelerden 110'a kadar gerileyeceğini öngördü.
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
12/7/2007
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün seçim sonrasında da adaylığının devam edeceği
yönündeki açıklamalarına rağmen AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan
ve bu süreçte etkili olan isimlerden TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın, Gül
dışında başka isimlerin de gündeme gelebileceği yönündeki mesajları,
partide muhtemel bir cumhurbaşkanlığı krizini su üstüne çıkardı. Bu
süreçte AKP'nin zirvesinden gelen dikkat çekici açıklamalar şöyle:

Erdoğan: Adayı konuşmak erken ama bu yola girmiş olan
bir kişi var: Gül. Tabii bundan sonra nasıl karar verir bilemem. Ama
karar vermesi halinde desteğim ondan yana olacaktır. (Seçim başarısız
olunca-24 Mayıs)
'Gül'ün iradesi önemli'
Erdoğan:
Cumhurbaşkanı seçimini seçim sonrasında konuşmak lazım. Çünkü
aritmetiği bilmiyoruz. Burada Abdullah Gül kardeşimin iradesi çok
önemli, hatta belirleyici olacak. (26 Haziran)
'Söylem yanlış'
Arınç:
Günü geldiğinde bu tartışılmalı. 'Benim adaylığım devam ediyor' sözünü
yanlış buluyorum. Bunu ne ben kendim için söyleyebilirim ne Sayın Gül
kendisi için söylemeli. Türkiye'nin siyasetinde bütün dengeler
değişebilir, şartları değişebilir, o şartlar önümüze geldiğinde en
doğrusu neyse ona göre karar verilmeli. (CNN-27 Haziran)
'Meydanlarda çoşku var'
Gül:
(Adaylığının sürüp sürmediğine ilişkin soru üzerine) Benim için en
önemli olan süreçtir. Meydanlarda bu kadar büyük coşku ve ilgi varken,
cumhurbaşkanı seçilme sürecinde yaşananlar bugünkü seçim kampanyasını
çok etkilemişken, hiçbir şey yokmuş gibi davranmam tabii ki
beklenemezdi. (8 Temmuz)
Gül: (Yeniden aday olup olmayacağı
sorusu üzerine) Seçimlerden sonra bakalım ne olacak? Karar alınırken,
insanların, meydanların tavrına bakılır, sesine bakılır.
Milletvekilleri ne diyor, buna bakılır. (9 Temmuz)
'Ön kabulüm yok'
Erdoğan:
Uzlaşma arayacağım. Ön kabulüm yok. Önce seçim sonucu belli olsun.
Tabloyu görelim. Anayasa'daki şartlara herkes uyacak. Onlar da
uyacaklar. Yani kimse kendi dayatmalarını şart olarak koymasın.
Azınlığın çoğunluğa tahakkümü de olmasın. Biz uzlaşma ararız. (9 Temmuz)
'Kampanya yapmadım'
Dışişleri
Bakanı Abdullah Gül, Kilis ve Mardin mitinglerine giderken Milliyet'e
yaptığı açıklamada, 22 Temmuz'dan sonra benim adaylığım da dahil diğer
partilerle görüşür, değerlendiririz. Ben kampanya yaparak aday olmadım.
Parti teşkilatları anketler ve grubun isteğiyle adaylığım açıklandı
dedi.
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı
12/7/2007
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, PETKİM'in seçime iki hafta kala gümrükten mal kaçırırcasına satıldığını belirterek, Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'yi pazarladığını, milleti azarladığını söyledi.

Baykal, partisince Çorum'un Abide Kavşağında düzenlenen mitingde, "Tan yeri ağarıyor, CHP'nin güneşi doğuyor, CHP iktidara geliyor" diye konuştu.
İzlenen ekonomi politikasına yönelik eleştirilerde bulunurken iktidarın 'fakir fukara, garip gureba' diyerek işbaşına geldiğini kaydeden Baykal, "Elinizi vicdanınıza koyun, bunların fakir fukarayla, garip gurebayla ilgisi var mı? Yok, ama büyük iş adamlarıyla ilgileri var" görüşünü dile getirdi.
PETKİM'in satışını durduracağız
PETKİM'in satışına değinen Baykal, Türkiye'nin 'can damarı' olan bu kuruluşun seçime iki hafta kala gümrükten mal kaçırırcasına satıldığını, alıcısının kim olduğunun da belli olmadığını söyledi. "Başbakan Türkiye'yi pazarlıyor, milleti azarlıyor" diyen Baykal, CHP'nin iktidara gelmesi durumunda ilk yapacakları işin "PETKİM'in satışını durdurmak" olacağını kaydetti.
Çiftçinin mazotuna ÖTV yok
CHP'nin vaatleri arasında 'çiftçinin kullandığı mazottan ÖTV alınmasının' bulunduğunu hatırlatan Baykal, Başbakan Erdoğan'ın buna büyük tepki gösterdiğini ifade etti. Baykal, "Mahdum beyin gemisinin mazotunda ÖTV var mı? Özel uçak firmaları ÖTV veriyor mu? Özel uçağa ÖTV yok, Bilal'in gemisine ÖTV yok. Deniz Baykal da diyor ki çiftçinin mazotuna ÖTV yok" diye konuştu.
Dokunulmazlıklar kaldırılacak
Deniz Baykal, yolsuzlukların sona erdirilmesi için milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması gerektiğini belirterek, "Bir mecliste 200 milletvekili hakkında dosya varsa o meclisin iki yakası bir araya gelebilir mi? Tencere, kazan delik, onu lehimlemek, deliği kapatmak lazım. CHP iktidara gelirse o dokunulmazlıkların tümünü kaldıracağız ve herkese 'marş marş mahkemeye' diyeceğiz" dedi.
Gel yüzüme söyle
Başbakan Erdoğan'ın CHP'yi miting meydanlarında eleştirdiğini, kendisinin ise 'TV ekranından karşı karşıya gelerek konuşma' çağrısında bulunduğunu kaydeden Baykal, Erdoğan'ın bu önerini kabul etmediğini söyledi. Baykal, "Arkamdan söylediğin lafın hiçbir değeri yok, yüzüme söyle al cevabını" diye konuştu.
Terör meselesini kavrayamıyor
Terör konusuna da değinen Baykal, Başbakan Erdoğan'ın bu konuyu kavrayamadığını öne sürdü. "Türkiye'deki terör bitti mi de sıra Kuzey Irak'a geldi" yaklaşımının kabul edilemez olduğunu ifade eden Baykal, "Terörün kökü orada, ama şehitler burada. Başbakan tıpkı Barzani gibi, onun ağzıyla, Türkiye'de terör bitti mi de Kuzey Irak'taki terörden şikayet ediyorsunuz' diyor. Kardeşim, orada bitmeden Türkiye'de terör bitmez. Niye söylemiyorsun bunları, yoksa elini tutanlar mı var? Danışmanların mı tutuyor? Hangisi tutuyor?" dedi.
En büyük engel Erdoğan
"Türkiye'nin terörle mücadelesinin önündeki en büyük engelin Başbakan Erdoğan olduğunu" savunan Baykal, "Başbakan bizim için 'şu partiyle bu partiyle koalisyon kuracaklar' diyor. Sen bizim kiminle koalisyon kuracağımızı bırak da yarın Meclis'te PKK'nın uzantılarıyla işbirliği yapıp yapmayacağını ilan et de görelim" şeklinde konuştu.
Bu bir itiraftır
Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin son açıklamalarına da dikkati çeken Baykal şunları söyledi:
"O dönemde 'uzlaşalım' dediğinizde buna yanaşmıyor, 'önlerine bir çelik çomak attık oynuyorlar' diyordu. Ne oldu sonunda? Cumhurbaşkanı seçilemedi. Şimdi 'azlaşmaya hazırız' diyor. Sayın Erdoğan'ın 'uzlaşmak lazım' demesi aslında 'Ben hata yaptım, Türkiye'yi cumhurbaşkanlığı krizine ben soktum, benim yüzümden oldu' demektir. İtiraftır, itiraf. Bunu şimdi diyeceğine, o zaman demiş olsaydın. Şimdi 'uzlaşma' falan diyerek hatasını kabul eder gözüküyor."
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Kalıcı Bağlantı