TVKLİPLERİ

YENİ GÜNLÜK

TEKNOMAT

HABERPOST

TÜRKSİNEMA TV

BİLGİ TV

BİLGİ TV

İnternet bilgi kaynağınız BİLGİTV BLOGCU

Kırışıklıkları genç yaşta önlem alınması geciktiriyor

19/7/2007
Kategori: CiLT BAKiMi


Yüzdeki çizgilerle mücadeleye 30'lu yaşlarda başlamayı tavsiye eden uzmanlar, genç yaşta alınan önlemlerin, kırışıklıkların ortaya çıkmasını geciktirdiğini belirtiyor.

Zamana karşı yarışmak için yüzün gergin görünmesini sağlayan, cilt altındaki kolajen adlı dolgu maddesi uyarılıyor. Böylece cilt daha genç bir görünüm kazanıyor. Ancak yaşlanmayı durdurmak için bu yöntemleri uygulamak yeterli değil. Günde en az altı saat düzenli uyku, cilt bakımı ve sigaradan uzak durmak gerekiyor.


Kadınların yüzdeki kırışıklıklar açsından erkeklere oranla daha şanssız olduğunu belirten uzmanlar, vücutlarında yağ oranı daha yüksek olduğu ve zamanla bu yağ oranı azaldığı için kadınlarda ilerleyen yaşlarda kırışıklık riskinin arttığına dikkat çekiyor. Oymak Plastik Cerrahi Merkezi'nden Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gün Ersu, kırışıklıkları gidermek için günümüzde koruyucu hekimliği hedeflediklerini belirterek, "Amacımız kırışıklıkların ortaya çıkma sürecini geciktirmek" diyor. Gün Ersu, yüzdeki çizgilerin belirginleşmesinde mimiklerin önemli rol oynadığını vurgularken, bunu şöyle açıklıyor:


"Gözler ve alın kısmının yaşlanmasının temel nedeni ne güneş ne de sigaradır. Tek nedeni tamamen mimiklerdir. İnsanlar şaşırırken, kızarken bu kısmı kullanarak mimik yaparlar".

Bu nedenle, 35 yaşından sonra kalıcı çizgiler oluştuğunu belirten Ersu, bunlar için koruyucu yöntemler uyguladıklarını kaydediyor. Kırışıklıkların oluşumu engellemek için 'Yüz LPG'si uyguladıklarını ifade eden Ersu, bu yöntem hakkında şöyle bilgi veriyor:

"Yüz LPG'si, Lift 6 adlı cihaz kullanılarak yapılıyor. Temel amacı, cilde kalınlığı veren dokuları uyararak derinin incelmesini önlemek. Cildin incelmesini önleyemezseniz alt yapısının yarısından çoğu kaybolur. Yaşla birlikte çizgiler oluşmaya başlar. 'Lift 6' bunu mekanik yolla sağlayan bir alet. Yüz LPG'si selülit için kullanılan LPG'nin bir başka formudur".

Ersu, bu yöntemin ne kadar sıklıkla uygulanması gerektiğini, "Haftada üç kere yarımşar saat uygulanmasıyla 6 haftalık kür sonucunda temel bir cilt kalınlaşması sağlamak mümkün. Kalınlaşmayı korumak için 15 seans sonucunda haftada bir yarım saat uygulanmalı. Bunun manikür, pedikür yaptırır gibi yaşam boyu devam etmesi gerekiyor. Bu aletlerin evde kullanılan formları çok yakında çıkacak" şeklinde açıklıyor.


Cildi ısıtarak gençleştirmek

Cilde gerginliği veren kolajen adlı cilt altı dolgu maddesinin ısıya karşı duyarlı olduğunu belirten Op. Dr. Gün Ersu, şunları söylüyor;

"Kolajen üreten hücreler, ısıyla uyarıldıklarında çok daha fazla hareket ediyorlar. Bu nedenle daha sıcak yerlerde yaşayan insanların cildi çok daha kalındır. Kolajeni üreten bu hücreleri uyararak cilt kalınlığını sağlamak mümkün. IPL yönteminde Plasmalipe adlı cihazla bu tabaka uyarılıyor. Bu alet post lazer teknolojisi. Seanslar kişiye göre değişebiliyor. Bir seans 20-25 dakika sürüyor. Biraz acı hissediliyor. 2-3 gün sonra değişmeler görülüyor. Cildi gençleştirmek için üç haftada bir kere yapılıyor. Bir kürde bu üç kez uygulanıyor. Ondan sonra her üç ayda bir hastayı çağırıyoruz. Ciltte oldukça kalıcı gençlik görüntüsü meydana geliyor. Lazerle yüz gençleştirmek gibi. Ama cildi soymuyor, lazerde karşılaştığınız kızarıklıkla karşılaşmıyoruz. Sadece akşama kadar süren ertesi gün kalmayan hafif bir pembelik oluşuyor".


Yüz LPG'si ve IPL'in bir arada kullanıldığını kaydeden Ersu, "IPL için 30, lift 6 için 35 yaşı öneriyoruz. Lift 6 ile dokular çekildiği için çok genç yaşta gergin bir ciltle uygularsanız çekme ödem yapar. Cildin yumuşamaya başladığı yaşları seçiyoruz" diyor.


Kırışıklıklarla mücadelede cilt bakımının önemine de dikkat çeken Ersu, şu tavsiyelerde bulunuyor:

- 20 yaşından sonra üç haftada bir cilt bakımı yaptırılmalı. Bakımsız bir cilde ne yaparsanız yapın pütür pütür olacaktır.
- Sigara içilmemeli. Sigaranın cildi yaşlandırdığı laboratuar ortamında kanıtlanmıştır.
- Güneşten kaçınılmalı.
- Cilt tipine uygun ürün seçilmeli.
- Sabunlarda asit oranına dikkat edilmeli. Çünkü yanlış ürünler cildi yaşlandırır.
- Günde en az altı saat uyumak gerekiyor. Düzensiz uyku, büyüme hormonunun yeterince salgılanmasına engel olarak yaşlanmayı hızlandırıyor.
- Makyaj temizliğine dikkat edilmeli. Yağlı ve asitli olan makyaj ürünleri uzun süre ciltte kalınca kırışıklığa neden olur.

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı

Cilt temizliğinde suyun püf noktaları

16/7/2007
Kategori: CiLT BAKiMi

Cildi nasıl yıkamalı?

Cildi nasıl yıkamalı? Günde bir kez alınacak ılık duşun vücudun yorgunluğunu alarak cildin daha sağlıklı olmasını sağladığı, cilt kurumasına karşı ise nötr sabun ve jel kullanılması gerektiği bildirildi. Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamdi Memişoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, özellikle sıcak yaz günlerinde, cilt temizliğine çok daha fazla önem gösterilmesi gerektiğini söyledi.

''Aşırı duş almanın cilde zararlı olduğu'' yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirten Prof. Dr. Memişoğlu, ''Günde bir kez alınacak ılık duş, vücudun yorgunluğunu alarak cildi temizler. Ayrıca kan dolaşımını düzenleyerek, daha güzel ve sağlıklı olmasına yol açar'' dedi.

Duş sonrasında cildin kurumamasına özen gösterilmesi gerektiğini bildiren Prof. Dr. Memişoğlu, asitli sabunların deriye zarar vereceğini kaydetti. Duş sırasında, asitlerden arındırılmış, nötr sabunlar ve jeller kullanılmasını öneren Prof. Dr. Memişoğlu, şöyle konuştu: ''Deriye rahat bir nefes aldırmanın en kolay yolu, günde bir kez alınacak duştur. Ancak bunu yaparken, ona zarar verecek etkenlerden uzak durmak gerekir. Sağlıklı bir cilt istiyorsak, nötr sabun ve jel dışında ürünler kullanılmamalı. Bunun yanı sıra duş sonrasında, cildin kurumasını önlemek için deriye mutlaka nemlendirici kremler uygulanmalı.''

LİF VE KESEDEN UZAK DURUN

Deri üzerinde, zararlı maddelerin içeriye nüfuz etmesini engelleyen bir katman (manto) bulunduğunu belirten Prof. Dr. Memişoğlu, bu katmanın tahriş edilmesinin bazı deri hastalıklarına davetiye çıkaracağını bildirdi. Geleneksel Türk aile yapısında yoğun olarak kullanılan lif ve kesenin deriye büyük zarar verdiğini bildiren Prof. Dr. Memişoğlu, ''Banyo ve duş sırasında kullanılan kese, deriyi soyar, yağını alır ve deri kuruluğu oluşturur. Derinin sağlıklı bir şekilde görevini yürütmesi için bunlardan vazgeçilmesi gerek'' dedi.

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı

Cildiniz altın değerinde!

12/7/2007
Kategori: CiLT BAKiMi

Altın, cilt bakımına olumlu katkıları nedeniyle kozmetik sektörünün gözbebeği haline geldi. Kırışıklıkları azaltma ve cilde sağlıklı bir ışıltı kazandırma özelliği, şimdilerde aksesuarlardaki ihtişamını bile gölgede bırakıyor!
Başarı, güzellik ve sonsuzluğun simgesi olarak tanımlanan altın, aynı zamanda dünyanın en eski 10 elementinden biri olarak biliniyor. Kaldı ki bugüne kadar bu değerli metalin yerini alabilecek kalitede taklit üretmek de mümkün olmadı. Altın, pahalı bir aksesuar olmasının ötesinde, aynı zamanda tıpta da oldukça sık kullanılan bir maden. Hücre yenileyici ve tazeleyici özelliklerinin dışında stresi azaltması, kasları gevşetmesi ve ağrıları hafifletmesi onu vazgeçilmez kılıyor.

Bu yaz ciltler altın tonlarına bulanıyor
Fondöten, aydınlatıcı ya da pudra... Altın bronzlaşmış ciltlerde belirgin bir şekilde kendini gösteriyor. Diğer renklerle de kolaylıkla bir araya gelebilen altın tonları, aynı zamanda ciltte doğal görünümün de anahtarı.

Bu rengin, kullanılırken en az kendisi kadar güçlü başka renklere ihtiyacı olduğunu hatırlatmakta fayda var. Aksi halde makyaj silik bir görünüm alacaktır. Bu yazın üçlüsü ise siyah maskara, koyu eye-liner ve altın tonlarındaki farlar...

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı